Anadolu Kavağı

Çocukluğa dair anımsadığım güzel anılardandı Anadolu Kavağı.Ama adını hiç bilmezdim.Kocaman bi vapura binerdik birsüre sonra şekerli yoğurtlarımız elime geçerdi.Bu beraberinde 2 zorlu görevi getirirdi.
  • Toz şekeri yuvarlağın içine denk getirmek 
  • Ve sonra yoğurdun şekerle yere dökmeden karışmasını sağlamak.

Kanlıca‘dan alınan yoğurdu ağır çekim yerken, zaten toplam yola oranla varmamıza kısa bir süre kalmış oluyordu ki bu da yoğurdu yaklaşık yarım saatte falan yediğim anlamına geliyordu.

Çok uzak olmasına rağmen sanki orası bizim yazlığımızmış gibi benimsemiştim.Girişte balıkçı restorantları ve önündeki görevliler benim kendi bölmelerine oturmam için birbirleriyle yarışıyordu.Keşfedilicek çok yer varmışçasına yemekten kalkmayı sabırsızlıkla bekliyordum.
Sanırım sonra bidaha buraya uzun süre gelmedik.
Geçenlerde annem ananem ben -3 nesil- Anadolu Kavağına yola çıktık.İsminden hatırlamıyorum tabi burası olduğunu.Yol çok tanıdıktı. Kanlıca Yoğurdu bittikten sonraki kısa mesafe..Vardığımızda AAA BURASI MIYMIIŞ şokunu yaşamıştım.Yine aynı balıkçılar aynı güneşli gün ve keşfedilicek çok yer varmış hissi.Bu yüzden annemlerle yemeğe oturamadım bi an önce heryeri gezmem gerekiyodu vakit kaybedemezdim.
Aç olduğumu gitmeye yakın hissettim.

Tags from the story
,
More from Cansın Ekşi Read More

Leave a Reply