Düzen Hikayesi

  Üzülmedikçe doğru düzgün yazı yazamam.Belli başlı takıntılarım var yazma konusunda.Mesela font istediğim gibi olucak ve sayfa düzeni ben yazarken hiç bozulmıcak.‘Yapmayacagım’ gibi formal sözcükler ‘yapmıcam’ın şımarıklığının yerini almadan once bu önyargıları yıkmak için burdayım.



Herkesin kendine gore düzeni var ama ben öyle alışmışım ki bu duruma ,alışılmışın dışında bişey yaşadığımda kendimmişim gibi hissetmiyorum çünkü o duruma nasıl tepki veririm yaşamadığım için bilmiyorum.Ama öyle bi karma var ki her büyük konuştuğumda başıma istemediğim şeyler geldi ve çoğu sefer ‘benim’ dediğim, sahiplendiğim şeylerden ayrılmak zorunda kaldım.


• Küçükken ‘okulumdan ayrılamam ‘düşüncesi vardı.Hatta üniversiteye gidemiceğimi düşünür cesaretimi toplayana dek o okulda kalıcağımı bilirdim.-ayrıldım ve yepyeni bi hayat başladı.


• Tek başıma alışverişe çıkmak mühtiş sıkıcı bişeydi.Asla yanlız alışverişe çıkmaz ve her zaman yanımdakiyle bıdıbıdı konuşup kıyafetin orasını burasını tartışıp üstümde duruşunu eleştirmeden mağazadan ayrılmazdım.-Çoğunlukla tek başıma alışverişe çıkar oldum.Başkasıyla çıktığımdaysa konuştuğumuz özel bi konu yoksa susup kıyafetlere konsantre oluyorum.


• Sevgili muhabbeti..Çok sevdiğim bi çocuk vardı ama ne diyebilirim ki sonunda o da bitti ama o düzenden çıkıldı herşey tekrar yoluna koyuldu-onsuz.


• Bunun gibi birçok şeyden ayrıldım.Ayırıldım ,koparıldım.Yaptıklarımın bi çoğu yarım kaldı ,üzüldüm.Kendimi en iyi hissettiğim yer : şüphesiz odamdı.Kocaman posterlerim hergün yüzlerini görmekten hoşlandığım onca insanla aynı odada kalmak büyük bi zevkti.Kıyafetlerim,kitaplarım baktığımda orda olmasını istediğim herşey benimdi,bendi.Hep söylerdim : taşınamam,odamdan kopamam.Saatlerimi geçirirdim o odada.Orda yer-içer,orda toplumdan soyutlanır ,bunalımlarımı orda yaşar ve orda kahkahalara boğulurdum.Beni rahatsız edicek ne bi kardeşim ne de abim ya da ablam var.O yüzden bu durum ‘rahatsız edilme’ anlamda yanlız büyümeme katkıda bulundu.Odam benim herşeyim.





  Odamdan ayrı kalmak, tatile çıktığımda özlemi hissettirmiyo ancak ne zaman ki aynı evin içinde odam dışında biyerde uyudum, o zaman bakış açım zaman aşımına uğradı.
  Odamda ergen posterleri barındıramıcak kadar büyüdüm.Onların orda olması artık zevkten çok rahatsız edici olmuştu.Onları çıkartmayı her seferinde erteliyodum.Bazen hergün birer tane çıkarmanın alışmak için daha kolay olucağını düşünüyodum.Ama yapmadım.Odam koridorun sonunda.Birgün kulağımda kulaklık ,koridor boyu zıpladıktan sonra elimi rastgele posterlerden birine atıp hepsini tek seferde söktüm.Yıllardır ordaydılar ve birden yok olmuşlardı.Hepiniz gittiniz ve ben ‘ben olduğum’,kendim gibi hissettiğim yerde yapayanlız kaldım.Onun şokunu erteleyip duvarlarıma baktım.Tek kelimeyle odam PİSti.Bu yerde yatmak istemedim.Hani o benim herşeyim olan odamda.Boya vakti gelmişti.



  
  Boya günü odamdaki herşey boşaltıldı.Kitaplarım,kıyafetlerim,eski oyuncaklarım herşey..Odam boyanıp tertemiz olduğunda geri konulan herşey belli bi düzen içindeydi.Gereksiz hiçbir eşya bu kapıdan geçemezdi.Hepsini incik cincik ayıklarken kitap aralarında bulunan yazışmalar,çocukluktan kalma sticker defterleri gün yüzüne çıktı.Veda ettiğim ne çok şey varmış..Ne kadar çok düzen bozup yeniden kurmuşum meğer.

  
Hayata yüklediğim anlamlar arasına bunu da ekledim.Yaşamımız boyunca vazgeçip de farketmediğimiz o kadar çok şey var ki.Hiç birşey arkasından gerektiğinden fazla üzülmeye değmez, bir yıl sonra bi an bunu unuttuğunun bile farkında olmıcaksın.


NOTLAR:
-Bütün bi yazıyı kullandığım fontun dışında ve spelling and grammar şeysisiyle yazdım(yazının altında çıkan o kırmızı zigzaglar) , hem de üzülmeden.Bi sevgiliye yazılan mektup gibi değil de sadece canım yazmak istediği için yazdım.Üstelik bunu kendim gibi hissettiğim odamda değil konsantrasyonunu kolay toparlıyamayan bi insan olarak herkes etrafımda sohbet ederken salonda yazdım.Ne dersiniz sizce önyargılarımı yıkmış mıyım?


PS:Bu post bugüne kadar blogda yazdığım en uzun yazı.Sabredip okuyanlara teşekkür ederim :)

Tags from the story
,
More from Cansın Ekşi

Alexander McQueen 2010/2011 Collection

Alexander McQueen’in ‘giyilmeye hazır’ yeni koleksiyonu.İlk podyumda gösteriminin dizaynı tamamen Sarah Burton’...
Read More

Leave a Reply