Uzun zamandır yazı yazmıyordum ..
Yanlız olduğumda hep yazarım. yanlız kaldığımda, yanlız hissettiğimde diyelim. 
Yanımda kimse olmadığında düşündüğüm herşey doğru geliyor, söylediklerim
kulağıma gelmediğinden evet bu böyledir diyorum.Hemen hissettiğim minik bi
üzüntü kıvılcım büyüyebiliyor bazen.Yazmak istemiyorum üzülürüm belki diye
ama yazmak içimden öyle geliyor ki. Duştayken buhara , arabaların kirli camlarına yazdığımı hatırlıyorum.Öyle değişik şeyler düşünüyorum ki.. Mesela küçükken ölümün iki yolu var sanırdım: örümcek ağına elimi sokmak ya da 30 sn den fazla nefesimi tutmak.İnsanlar benim için üzülsün ne kadar kötü olduğumu görsünler isterdim.Ama kıyamazdım kendime. Ağlarken gülümsediğim çok oldu ama hepsinde yanlızdım.Zaman geçtikçe üzüntülerimi yanlız yaşamaktan zevk aldım.İnsanlara duygu
sömürüsü yapmak, yardım istemek , beni teselli etmelerini beklemek , onlara muhtaç  olduğumu göstermek bana göre şeyler değil .Yanlızlık .. O kadar geniş bir dünyam var ki..Zaman benim ya da gözlerimi kapadığımda istediğimi yapabilirim.İstediğim kadar canımı yakabilirim.Bunları hissetmek , yaşamamaktan iyi değil mi?Bi de herşeyin çok geç olmasından korktum hep.Bazen herşeyin gerisinde kaldım.Yapmam gerekenleri
yapamadım diye düşünürken..Bazen de .. dedim ki aslında aklımda hep soyut birşey vardı ama Aşk-ı Memnu ‘da Bihter öldü ya.. Ne kadar yasak olsa da herşey çok güzel olabilirdi ,mutlu olabilirlerdi.Bu sahne benim bu düşüncemi somutlaştırdı.O yüzden korkuyorum bazı şeylere geç kalmaktan.
Ama şu varki karşımdaki insana ayıp olucak , kötü olucak diye mutsuz olmaya göz yummadım hiç.Verdiğin sözü tutmamaktan bahsetmiyorum.Gerektiğinde kendine vermen gereken önem.Annem hep derki ‘Hep önce kendini düşün’ . Başka insanlara fedakarlık yaptığında anlamıyorlar.
Değer ver ama fedakarlık yaptığın insana da dikkat et diyordum hep. Hayır. Fedakarlık yapma, yapma çünkü insanlar anlamıyor.İnsan, her zorluğun altından güçlenerek çıkıyor.Böyle böyle öğreniyoruz yaşamayı.
Ama hayat kısa.İnsanlar neler yapıyor.Rekor kırıyor , denenmiyecek şeyler için kendilerini riske atıyor,meşhur olup harika para kazanıyorlar , hayatlarını harika bi evde geçiriyorlar.Hayat bu kadar kısayken
bu monotonluk niye? Herkesin büyük-küçük  hedefleri olsa da çoğu hedeflerine ulaşınca ya ulaştıklarını anlayamıyor ya da aslında hedefleri olmadığını anlayıp yeni hedefler peşinde koşmaya başlıyor.
İstiyorum ki herkes küçük şeylerle mutlu olabilsin.Küçük şeyleri problem yapmasın.Ağladığımda bile gülümseyebilen bi insanım.Kendimi sahte şeylerle teselli etmektense üzüntüyü kenara bırakıp farklı uğraşlar peşinde koşmayı tercih ediyorum.Ertelediğim hiçbirşey yok. Aslında her istediğimi o hevesle
yapmak için bazı küçük şeyleri erteliyorum diyelim.Duştan çıktım yazı yazmak istedim.Yaklaşık 1 saat oldu ben üstümü halagiymedim ve öyle yayıldım yatağa toplamadan.Yazının ortasında şarkı söylemek istedim açtım yükledim
yazmayı bırakıp bağıra bağıra şarkı söyledim ne yazcağımı unuturum kaygısı olmadan.İki üst satırda ne yazdığı hakkında en ufak fikrim yok .Böyle mutlu oluyorum  (: Hani yanlızdım ya. Hala yanlızım ama değişen şeyler var.

Leave a Reply